KIZLAR MANASTIRI
14.
Yüzyıl Ortodoks manastır ve kilise kompleksidir. Boztepe’nin (Mithrion Dağı)
batı yamacında, kayalık bir zemin üzerinde konumlandırılmış olan manastır,
Kommnenos Kralı III. Alexios Dönemi’nde (1349-1390) III. Alexios ‘un annesi
Eirene Komnenos tarafından yaptırılmıştır. Özgün adı Theotokos Theoskepastos
(Tanrının koruduğu/ Tanrı himayesindeki Meryem) olan manastır, rahibeler için
yapıldığından, günümüzde Kızlar/ Rahibeler Manastırı olarak bilinmektedir.
Etrafı yüksek duvarlar ile çevrilidir ve toplamda 2800 m² alan kaplamaktadır. Anakayaya
oyularak yapılmış bir kilisenin etrafında şekillenen manastırın bünyesinde;
Anakaya Kilisesi, Şapeller, Çan Kulesi, Misafirhane ve Yemekhane, Rahibe
Odaları, Hamam ve Anıt Mezar bulunmaktadır.
Manastır 1923 yılına kadar aktif olarak kullanılmıştır. Lozan Antlaşması’ndan sonra yapılan nüfus mübadelesi ile birlikte bölgedeki diğer manastırlar gibi Kızlar Manastırı da terkedilmiştir. Kısa bir dönem çocuk hastanesi olarak hizmet vermiş daha sonra depremzedeler için barınak olarak kullanılmıştır. Kültür Turizm Bakanlığı ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ nin beraber yürüttüğü temizlik, kazı ve restorasyon çalışmaları 2018 yılında tamamlanmıştır. 2021 Eylül ayında Trabzon Büyükşehir Belediyesi himayesinde ören yeri olarak turizme kazandırılmıştır.
ANAKAYA
KİLİSESİ
Manastırın
en eski ve kutsal bölümüdür. Hristiyanlığın Trabzon’da etkisini göstermeye
başladığı M.S. 3. ve 4. yy’ larda, kayalıklar arasında bulunan doğal bir
mağaranın genişletilip büyütülmesi ile kilise haline getirilmiştir. Kilisenin
doğuya bakan kısmı yarım daire şeklinde apsis olarak şekillendirilmiştir. Apsisin
güney duvarında kayaların arasından sızan suyun toplandığı, vaftiz törenleri
için kullanılan bir ayazma bulunmaktadır. Giriş kısmının kuzey duvarında ise
anakayaya oyularak yapılmış bir şapel bulunmaktadır.
Kilisenin
duvarlarında secco tekniğinde yapılmış iki ve üç katmanlı duvar resimleri
bulunmaktadır. Günümüzde bu duvar resimleri doğal nedenlerden ötürü aşırı
derecede tahrip olmuş durumdadır. Fakat dikkatli incelendiğinde 26 adet İncil
konulu sahne görülebilmektedir.
Narteks ile naosu ayıran, kiliseye giriş kapısının bulunduğu duvar 19.yy da yapıya eklenmiştir. Narteksin kuzeyinde ise kesme taştan inşa edilmiş bir adet şapel bulunmaktadır. Apsisi alışılanın dışında kuzey yönüne bakmaktadır. Orta kısmının üzeri yüksek kasnaklı sekizgen soğan kubbe ile örtülüdür.
ÇAN
KULESİ
Dört sütun üzerine kare planlı kiborium (baldaken) tarzda inşa edilmiştir. Günümüze ulaşamayan ikinci katının sütun kaideleri halen mevcuttur. Kubbe kısmı içten ateş tuğlasıyla örülüdür.
MİSAFİRHANE
VE YEMEKHANE
Anakaya Kilisesinin karşısında ‘L’ planlı olarak inşa edilmiştir. Orijinal katları çökmüş durumdadır. Şu anki mevcut katlar çelik konstrüksiyonla yeniden yapılmıştır. Dört katlı olan yapının üst iki katı misafirhane, alt kaltları ise yemekhane salonu ve mutfak olarak kullanılmıştır.
ÖĞRENCİ
ODALARI
Manastırda eğitim gören rahibelerin yatakhane olarak kullandığı bölümdür. Bir tanesi tek katlı diğer altısı çift katlı olmak üzere toplam yedi odadan oluşur. Çatı kısmı ve önündeki revaklı bölüm günümüze ulaşamamıştır. 1609 yılında Trabzon’a gelen Fransız seyyah Julian Bordier o dönemde her biri kendisine ait birer bahçesi bulunan on veya on iki adet rahibenin manastırda yaşadığından söz etmektedir.1840 yılında Trabzon’a gelen Alman seyyah J.P. Fallmerayer ise manastırda otuz kişinin yaşadığından bahsetmiştir
AGİOS
KONSTANTİOS ŞAPELİ VE ANIT MEZAR
Manastırın
kuzey terasında bulunan yapı Metropolit Agios Konstantios döneminde inşa
edildiği kabul edilmektedir. Tek apsisli diktörtgen planlıdır. Çatısı günümüze
ulaşamamıştır fakat mimari izlerden anlaşıldığı üzere naos kısmının yüksek
kasnaklı bir kubbe ve diğer kısımların tonoz ile örtülü olduğu düşünülmektedir.
Mezarlık kısmında bulunan anıt mezar ise görevini bıraktıktan sonra manastıra yerleşen ve 108 yaşına kadar burada yaşayan Metropolit Agios Konstantios’ a aittir. Günümüzde neredeyse tamamen yıkılmış olan anıt mezarın sadece alt kısmı ayakta kalmıştır. Orijinalinde dört adet sütun üzerinde kiborium tarzda inşa edilmiştir.
HAMAM
YAPISI VE İŞLİKLER
Manastır
içerisinde en çok tahribata uğrayan bölümdür. Zemin yapısı, su kanalları ve
sarnıçtan dolayı bu kısmın hamam olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Diğer
kısımlar ise günlük işlerin yapıldığı birimler olarak değerlendirilmektedir.